Aechmea

AECHMEA

Anavatanı:Brezilyadır

Kırmızı,pembe,mavi renkte çiçek açan türleri vardır.

Çiçeklenme zamanı:Mayısdan Ekime kadar sürer.fakar her yaprak rozeti bir kez açar.

yer seçimi: tüm sene ydınlık fakat direk güneş almayan bir yerde konumlandırılmalı asla 18 derecenin altına düşmemelidir.

Su ve besin ihtiyacı:Gelişme dönemi boyunca toprağın nemi korunmalı,Asla soğuk su verilmemelidir.ilkbahardan ağustos ayına kadar iki hafta arayla beslenmeli, kışınsa çok az su verilmelidir.

Bakım:iki yıl arayla saksı değiştirilebilir. ortam fazla kuruysa yapraklara su püskürtülmelidir.

Üretim: yandan verdiği kardeş alınarak üretilir.

Hastalık ve zararlılar:soğuklarda yaprak kahverengileşmesi görülür

Tags: , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
Read Users' Comments

Adiantum

ADİANTUM

Familyası:Adiantaceae
Anavatanı:Tropikal bölgeler.
Adiantum ne kuru ev havasını ve nede soğuk ortamları sever.Hava akımına maruz kalmamalıdır.
İstekleri:Direk güneş almamalı,yarı gölge ortamlara konmalıdır.
Ne toprağı nede hava ortamı yıl boyunca 20 derecenin altına düşmemelidir.Bitki nemli ortamı sever.
Bakım:Toprağını yıl boyunca nemli tutmak gerekir.Sulama suyu sert olmamalı ve oda sıcaklığında olmasına dikkat edilmelidir.Toprağı asla kurutulmamalıdır.Mar-Ağustos arası iki hafta arayla besin vermelidir.Az miktarda besini suyuna karoştırarak uygulamalıdır.
Saksı altı kabına su vermek suretiyle toprağı nemli tutulmalıdır.Yapraklarına sıkça su püskürtmek gerekir.İlkbahar başında saksısı değiştirilmeli bunun için menekşe toprağı kullanılmalıdır.
Üretimi:20-25 santigrat derece Toprak sıcaklığında sporları yoluyla yada ayırma yöntemiyle üretilir.
Hastalık ve zararlıları:Fazla ıslaklıktan,sert su kulanımı halinde yada toprağının soğuk olması durumunda büyüme problemi görülür.

Tags: , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
Read Users' Comments

Abutilon

ABUTİLON

Anavatanı:Batı avusturalyadır.

Çiçeklenme zamanı:Yıl boyunca.

yer seçim:Yazı dışarda aydınlık yada yarı gölge bir yerde geçirebilir.SOnbahardan itibaren içeri alınmalı kışı ise aydınlık fakat daha serin bir yerde geçirmelidir.

Su ve besin ihtiyacı: İlkbahar başından yaz sonuna kadar bol sulanıp,haftada iki kez besin verilmelidir.

bakım:İlkbaharda budanıp yeni saksıya alınmalıdır.

üretim:İlkbaharda yeşil dalları yada Ağustos da odunsu dallarından köklendililerek üretilir.

hastalık ve zararlılar:Çok nadirdir.

Tags: , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
Read Users' Comments

Acorus

ACORUS

Familyası:Araceae
Anavatanı:Çin,Japonya,Hindistan ve Taylanddır.
Çayıra benzer yaprakları vardır.Yaprakları sarı ve beyaz çizgili olanları vardır.
İstekleri:Direk güneş almayan,aydınlıktan yarı gölgeye kadar olan ortamları sever.Yazın havadar ,nemli ve serin bir ortamda bulundurulması daha iyi sonuç verecektir.Havuz kenarında ıslak bir yer uygun olacaktır.Sonbaharda ise sulu ortandan çıkarılmalıdır.
Su ve besin ihtiyacı:Asla kuru bırakılmamalıdır.Bol suyu sever.İlkbahar ,Yaz aylarında iki hafta arayla,Kışınsa,2 ay arayla besin verilmelidir.Gerekirse ilkbaharda saksısı değiştirilmelidir.
Üretimi:İlkbaharda köktrn ayırma ile üetilebilir.
Hastalık ve zararlılar:Kışın sıcak ve kuru ortamda bulunması halinde ,Örümcek ve tripsler ayrıca,yaprak hasarları ve büyüme problemleri görülür

Tags: , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
Read Users' Comments

Achimen

ACHİMEN

Anavatanı:Orta ve Güney Amerika.

Beyaz sarı,pembe,mor ve mavi renklerde çiçekli olanları vardır.

yaprakların üst kısımları yeşil ve altları kırmızı harelidir.

Çiçeklenme zamanı:Hazirandan Eylül ayına kadar sürer.

yer seçimi:İlkbaharrdan Sonbahara kadar aydınlık ve sıcak bir yerde muhafaza edilmali fakat direk güneşten sakınılmalıdır.

Su ve besin ihtiyacı:Gelişme dönemi boyunca toprağın nemi korunmalı,Asla soğuk su verilmemelidir.ilkbahardan ağustos ayına kadar beslenmeli,eylülden itibaren sulama kesilmelidir.

bakım:Kışa doğru solan yapraklar budanarak,kök ilkbahara kadar saksıda bırakılmalıdır.ilkbaharda ise yeniden saksıya alıp,direk güneş almayan sıcak bir yeRe konmalı,ılık suyla sulanmalıdır.

üretim:İlkbaharda dallarından kesilerek nemli ve 20 derece sıcaklıktaki ortamda köklendirilebilir,yada kökten ayırma yoluyla üretilebilir.

hastalık ve zararlılar:Soğuk su verildiğinde yaprak lekeleri yada yaprak dökülmesi çok rastlanan durumdur.nadirenyaprak bitleri ve virüs görülebilir.

Tags: , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
Read Users' Comments

Akalifa

AKALİFA

Anavatanı:Tropikal bölgelerdir.

Tropik bölgelerde çalı formunda yaşayan bu bitkinin dişi formları içmekan bitkisi olarak yetiştirilir.kırmızı ve krem beyaz renkte çiiçeklidirler.

Çiçeklenme zamanı:nisan-ekim ayları arasıdır.

yer seçimi:yıl boyunca 16 derecenin altına düşmeyen sıcaklıkta tutulmalı,aydınlık fakat direk güneş almayan bir yere konmalıdır.

Su ve besin ihtiyacı:yıl boyunca toprağı nemli tutulmalı ,kışın çok seyrek sulanmalı,ilkbahar başından yaz sonuna kadar haftada bir kez besin verilmelidir.

bakım:İlkbaharda saksısı değiştirilmeli ,arada yapraklarına su püskürtülmeli dir.zaman zaman uç filizler koparılarak dallanma artırılabilirr.

üretim:ilkbaharda dallarından kesilerek nemli ve 20 derece sıcaklıktaki ortamda köklendirilebilir.

hastalık ve zararlılar:en çok rastlanan ;örümcek,yaprak bitleri,beyaz sinek dir.

not:akalifanın tüm kısımları zehirli madde içerir.

Tags: , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
Read Users' Comments

Adenyum

ADENYUM

Anavatanı:Tanzanya,Uganda ,Kenya ve Arabistanın güneyi.

Beyaz,pembe,mor renklerde çiçekli olanları vardır.

Çiçeklenme zamanı:Nisandan Ağustos ayına kadar sürer.

Yer seçimi:Tüm yıl güneşli bir ortamda bulundurulmalı,kışın ise ışık almayan ve serin bir yerde muhafaza edilmelidir.

Su ve besin ihtiyacı:Nisanda Ekime kadar toprağını nemli tutunuz.kışın sa sulama neredeyse kesilmeli sadece kök kurumayacak kadar sulanmalıdır.gelişme dönemi boyunca iki hafta arayla sulama suyuna besin karıştırılmalıdır.

Bakım:Gerekli görülürse ilkbaharda saksısı değiştirilmelidir.

Üretim:uç dalları kesilerek köklendirilir.

Hastalık ve zararlılar:örümce akarlar .

Not:sütü oldukça zehirlidir.

Tags: , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
Read Users' Comments

Episkiya Çiçeği

Gesnergillerdendir. Anavatanı Tropikal Amerika Olan Epriscia cinsi gövdeleri sürüngen ve yayılıcı otsu bitkilerin, 30 dolayında türü vardır. Bu bitkinni tüylü, kenar ve sapları mor, üzeri açık yeşil renkli yapraklarında, gümüşi ya da beyaz renkli, gösterişli damarlar bulunur. Yaz mevsiminde açan çiçekleri ortak bir sapın üzerinde tek tek ya da bileşik durumda, beyaz ya da erguvanı renklerde olur. 60-80 cm kadar boylanabilen bitki, özellikle ayası düz olan yaprak güzeli bitkilerle yan yana konulduğunda çok hoş bir zıtlık yaratır. Ya da sarkan seper saksılara konularak sergilenir. Episkiyalar, çiçekçilerde küçük boylarındayken satışa sunulmaktadır.

Tags: , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
Read Users' Comments

Yıldız Çiçeği

Yıldız çiçeği, Asteraceae familyasından Dahlia cinsini oluşturan yaz ve sonbahar mevsiminde çiçek açan, gövdesi çalı, kökleri yumru şeklinde bitki cinsi. Anavatanı Meksika olup bu ülkenin ulusal çiçeği olarak kabul edilmektedir.

İspanyollar tarafından ilk olarak Meksika dağlarında bulunmuştur. 1872 senesinde bir kutu yıldız çiçeği Meksika’dan Hollanda’ya gönderilmiştir. Sadece tek bir bitki bu yolculukta canlı kalabildi.

Yıldız çiçekleri bazı kelebek (Lepidoptera) türlerinin larvaları tarafından besin olarak tüketilmektedir.

Yıldız çiçeğinin bilimsel adı Dahlia, 18. yüzyıl İsveç botanikçisi Anders Dahl adından gelmektedir. Yıldız çiçeği Washington Eyaletinin başkenti Seattle’nin resmi çiçeğidir.

Tags: , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
Read Users' Comments

Adana Çiçek Siparişi Açelya Çiçeği

Anavatanı Kuzey Amerika ile Asya’nın tepelik bölgeleri olan bu bitkilerin çoğu ormanlarda, kayalık akarsu kıyılarında, bataklık ve gölge yerlerde yetişir. Bahar ya da yaz aylarında pembe, altın sarısı, ateş kırmızısı ve portakal renginin bütün tonlarında ya da beyaz renkte çiçekler açan küçük çalılık bitkilerdir. Açelyalar ormangülleri gibi, çürümüş bitki artıklarınca zengin, humuslu toprakları severler.

Japonlar, yaklaşık 1000 yıldır cüce açelyalar yetiştirmekte ve yöntemlerini gizli tutmaktadırlar. Hint açelyası 1680′de Hollandalılar tarafından Çin’den Avrupa’ya götürürlmüş ve bu türden Avrupa’ya özgü birçok yeni tür geliştirilmiştir. Bunlardan biri günümüzde Belçika’nın ulusal çiçeği olarak kullanılmaktadır.

*********

Açelya Çiçek Yetiştirme
Kamelya gibi bakılır, ancak toprağı yalnız funda toprağıdır. Güneşten hoşlanmaz, toprağı sevmez, salonlarda pencere kenarına konmalıdır. Çiçekleri döküldükten sonra fidanları açıkça, gölgeli bir yerde bulundurmalı ve akşamları yapraklarına su serpilmelidir. Açelyaların her yıl çiçek açması için yazın iyi bakılması gerekir. Yapraklarının hastalanmaması için üzerine hafif tertipli bordu bulamacı serpilmelidir.

Saksı harcı olarak çürümüş bitkilerden meydana gelen yakıt, yer kömürü (turba) denilen toprak karışımı kullanılabilir. Yazın ise özel bir bakım isterler. Dikkatsiz bir bakım sonunda toprak kuruması yüzünden organizmanın yeni gelişen tomurcukları, filizleri kuruyarak ölebilirler. Açelya çiçeklenme mevsiminden sonra toprağı ve atmosferi nemli tutmak için hergün serpme yöntemiyle sulama yapılmalıdır. Haziran ayında dışarı, fakat gölge yerlere konularak çok sıcak günlerde bol su ile ıslatılmalıdır. Ekim ayında tomurcuklar gelişir ve dokular sertleşir. Bir tek bu ayda kesinlikle içeriye alınmalıdır. Açelya çiçekler Aralık ayında meydana gelirler ve eğer bitki sağlıklı ise ve sıcak bir yerde bulunuyorsa, bir çok yıllar bozulmadan saklanabilir. Daha geniş saksılara alındıklarında büyümeyi kolaylaştırmak için her ilkbahar sıvı gübre verilmelidir.

Tags: , , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
Read Users' Comments

Adan Çiçek Siparişi Defne

Akdeniz havzasında yetişen defne, her dem yeşil bir ağaçtır. Yaz, kış yaprağını dökmez. Ülkemizin Akdeniz kıyıları başta olmak üzere Ege, Marmara ve Karadeniz kıyıları ile bu kıyıların iç kısımlarında yetişir. Defne, Akdeniz bitki örtüsünün simgesi olan ağaçlardan biridir.

İnsanoğlu ilk çağlardan beri defneyi sevmiş, onun pek çok özelliklerinden yararlanmıştır. Defne, ilk çağlardan beri ekonomik ve sosyal yaşamda önemli bir yer edinmiştir.

Roma İmparatorları ve ordu kumandanları, yaptıkları savaştan galip olarak döndüklerinde Roma’da yapılan törenlerde başlarına defneden yapılmış taç takarlardı. Eski Yunan olimpiyatlarında, yarışları kazanan sporcular, başlarına yine defne dallarından yapılmış taç takılarak onurlandırılırlardı.

Bizim Cumhuriyet bayaramlarında da, Anadolu’nun pek çok yerinde yapılan zafer takları, defne ve mersin dalları ile süslenir.

Ete, balığa defne

Defne, aromatik bir bitkidir. Kokusu çok hoştur. Defne yaprağı yemeklere lezzet verir. Defne yağı, parfüm sanayisinde kullanılır.

Antalya’da 5 yıldızlı pek çok otel, gelen turistlere defne yaprakları ile hazırlanmış banyolar yaptırarak para kazanır.

Et ya da balık pişirirken tencerenin içine iki adet defne yaprağı attığınızda, yemeğiniz bambaşka bir lezzet kazanır. Boğazdaki lüks balık lokantaları kılıç şiş yaparlar. Kılıç şiş hazırlanırken, şiş’e, kuş başı balığın yanı sıra domates, yeşil biber ve defne yaprağı takarlar. Defne yapraklı kılıç şişin porsiyonu 40-50 liradır.

Bizim İzmir ve Mersin limanlarından, ABD ve AB ülkelerine her yıl 10 bin ton dolayında kurutulmuş defne yaprağı ihraç edilir. Yurt dışına defne yaprağı yetiştirmekte zorlanan ihracatçılar Orman bakanlığından defne ormanları kurmasını istiyorlar.

Türkiye’nin çuvalla üç otuz parnaya ihraç ettiği defne yaprağının 15 tanesi, İngiliz marketlerinde 1.5 pounda satılır. İngiliz hanımları marketten, kutusunu 1.5 pounda aldıkları defne yaprağı ile yemeklerinin lezzetini artırırlar.

Garlı sabun

Hatay, Kilis, Nizip yörelerinde defne ağacının zeytine benzeyen meyvesinden defne yağı çıkarırlar. Bu yağla yapılan sabuna ‘garlı sabun’ denir. Pirina yağı (zeytinyağı) ve defne yağı ile yapılan garlı sabun, cilt ve saç sağlığı için çok yararlıdır.

Son yıllarda İstanbul’da Mısır Çarşısı’nda ve Ege ile Akdeniz’in turistik yörelerinde garlı sabun satışları çok arttı. Özellikle AB’li turistler garlı sabunu çok seviyorlar. Eskiden çuvalda, kilosu 3-4 liradan satılan garlı sabun, şimdi lüks karton kutularda, tanesi 2-3 liradan alıcı buluyor.

Defne güzel bir ağaçtır. Bulunduğu bahçenin güzelliğine güzellik katar.

Tavuk, hindi ya da et haşladığınız tencereye iki tane defne yaprağı atıp tadının farkına varın. Mutfağınızda kurutulmuş defne yaprağını eksik etmeyin. Banyoda da garlı sabun kullanmaya başlayın.

• Defne : Terletir, ateşi düşürür. Vücuda rahatlık verir. İdrar ve adet söktürür. İştah açar. Sinir ağrılarını dindirir

• Defne yağı : Lauri expressum Romatizma ağrılarını dindirici ve vücut parazitlerini öldürücüdür. Ayrıca, saç dökülmesini de önler.

• Defne yaprağı : Folium Lauri Terletici, antiseptik ve midevi etkilere sahiptir.

DEFNE DÜNYASI
Geçmiş mitolojik çağlara kadar uzanan defne, güzellik ve güzel kokunun sembolü olarak bilinir. Yüzyıllardır saç dökülmelerine karşı defne yağı, saç diplerine yedirerek kullanılır. Defne saç diplerindeki hücreleri aktive ederek saç tellerinin güçlenmesini, çevre şartları, kimyasal temizleyiciler ve çeşitli nedenlerden kaynaklanan kepeklenmenin azalmasını ve zamanla ortadan kalkmasını, ciltte oluşan ölü derilerin atılmasını hızlandırarak sivilce, kırışıklık, istenmeyen leke ve yağların azalmasını sağlar.
Dünyada en değerli yağların çıkarıldığı defne ağaçları yoğun olarak Hatay yöresinde yetişmektedir. Bu yörede çıkarılan, antiseptik özelliğine sahip defne yağları, Avrupa ve Amerika ülkelerine ihraç edilmekte, bu ülkelerdeki ünlü firmalarca, ilaç ve kozmetik ürünlerinde kullanılmakta ve bu ürünler dünyanın dört bir yanında en pahalı kozmetik ürünler arasında beğeni ile talep edilmektedir. Ayrıca Avrupa ve Amerika’daki ünlü güzellik salonları defne yağı ve yaprağından yapılan kremleri kas gevşetici olarak kullanmaktadır.

Defne ve Defne Sabunun Özellikleri Nelerdir?

Defne, mucize bitki olarak da biliniyor. Defne meyvelerinden elde edilen yağın antiseptik özelliği var. Defne sabunu da işte bu yağdan üretiliyor.

Hakiki defne sabunu, saç dökülmesi ve kepeklenmeye karşı etkili bir ürün. Ayrıca cilde de çok faydalı. Antiseptik özelliğinden dolayı tüm vücut parazitlerine ve mantar hastalığına karşı da faydalı bir ürün olan defne sabununun diğer faydaları ise şöyle sıralanıyor:

- Varisleri rahatlatıyor
- Ergenlik sivilcelerine, saç diplerindeki yara ve tahrişlere karşı çok iyi geliyor
- Derideki gözenekleri açıp rahatlatıyor
- Doğal kokusu ve antiseptik oluşundan dolayı evdeki dolaplarda kullandığınızda haşere barınmasını engelliyor.

Defne yağında klorofil bulunuyor. Bu nedenle sabun, açık kahverengi-yeşil arasında bir renkte oluyor. Sabun kurudukça rengi biraz daha açılıyor.

Sadece rengine veya kokusuna bakarak bir sabunun defne sabunu olduğunu söylemek gerçekten zor. Çünkü piyasada defne esansı ile yapılan birçok sabun bulunmakta ve bunları gerçeklerinden ayırmak kolay değil.

Yerel dilde “gar” ve “har” olarak da adlandırılan defnenin sabun olmaya giden yoldaki macerası da çok ilginç. Üretim; sızma zeytinyağı, defne yağı, sabun tuzu ve su karışımının kazanlarda odun ateşinde kaynatılmasıyla başlıyor. Binlerce yıllık geleneksel tekniklerle kaynayan zeytinyağı kazanlarına, sulandırılmış sabuncu sodası ilave ederek kaynatma işlemi devam ediyor. Sonunda zeytinyağı, sabuncu sodasının etkisiyle sabunlaşmaya başlıyor.
Ertesi gün kazanlar tekrar odun ateşiyle kaynatılırken, gerekli miktarda doğal kaya tuzu ilave ediliyor. Sonrasında sabunlar soğumaya bırakılıyor. Sabunlar henüz sıvı halde iken kovalarla tavlalara dökülüyor ve bir gece kurumaya bırakılıyor. Sabun dolu tavlalar iyice sertleşmeden yüzeyleri düzleniyor. Boyalı iplerle kesilecek yerler işaretleniyor. Özel bıçaklarla işaretli yerlerden yatay ve dikey sıralar halinde kesiliyor. İşte defne sabunlarının biraz yamuk şekilli olmasının bir sebebi de bu. Çünkü sabunlar, tamamen el emeği ile üretiliyor.

Defne yaprağı

Diğer adları
Defne / Defne yağına akdeniz bölgesinde tehnil yağı denir / nehtel / tahnal / tefrün / tenyel / Latince: laurus nobilis / laurel / laurier/ İng: Sweet Laurel – Bay leaf / Farsça: Barg bu / Fransızca: Laurier / Arapçası: rend gar habbül- gar şecerül-ğar

Defne Bitkisi:

Anavatanı Asya olan Defne, İspanya, Fransa, İtalya, Yunanistan, Türkiye gibi Akdeniz kıyılarına sahip ülkelerde fazla olarak görülür. Akdeniz makisinin karakteristik bir ağacıdır. Yeşil olan hiç dökülmeyen aromatik kokuya sahip yaprakları et, balık, çorba ,balık vs yemeklerde koku vermek için kullanılır. Avrupa’da zeytinyağında konserve edilen mantarların içine mutlaka birkaç defne yaprağı konulur. Defne yağı taze meyvelerden ve yapraklarından elde edilir. Kaynatıldıktan sonra ezilip süzülerek yağı alınır. Tıbbi olarak da kullanılır. Fazla kullanılmamakla beraber meyvesi güzel bir baharattır. Defne sabunu da defne yağından elde edilen bir üründür. Taze meyvelerden ve yapraktan kaynadıktan sonra ezilip alınan yağdan elde edilir. Mikrop öldürücü etkisinden dolayı faydalıdır. Hatay yöresinde halen yapılır ve kullanılır. Gebelik durumunda defne kullanılmamalıdır. Yukarıda açıklaması yapılan, ülkemizin birçok yerinde yetişen Akdeniz defnesi (L. nobilis) dışındaki diğer defne türleri zehirlidir.

Tıbbi özelikleri:

Yorgunluk, bronşit, uyutucu, mikrop öldürücü, hazım ettirici, spazm çözücü, mide bağırsak gazı söktürücü, idrar söktürücü, nefes açıcı, terletici, hazmettirici ve uyarıcı özelliği vardır. Soğuk algınlığı sebebiyle meydana gelen kırgınlık, romatizma, ağrılarına faydalıdır. Hamilelere yasaktır. Ağrıların sebeplerini doktora baş vurarak muhakkak öğrenin.

Önerilen kullanım şekli
*Defne yaprakları keskin kokusu ile ağızda çiğnenirse ağız kokularını yaraları giderir. Baharlı lezzeti ile sindirim salgılarını arttırır.

*Diş ağrısını dindirmek için 2-3 yaprağını sirke ile kaynatıp dişe gargara yapın.

*100 gr defne yaprağı 1 litre suda kaynatılarak günde 1-2 fincan içilir.

*Meyvesinin iki tanesi dövülür, yenirse sancının her çeşidini keser. Bağırsak ağrısını dindirir. Sonra sebebini öğrenmek için doktora baş vurun.

*Meyveleri idrar söktürücü ve romatizma ağrıları gidericidir.

*Güneşte kurutulmuş meyve ve yaprakları toz haline getirilir. Her türlü zehirli hayvan ısırığı, arı sokmasında faydalıdır.

*Defne sabunundan mikrop öldürücü özeliğinden dolayı cilt mantarlarında, saç dökülmesini yavaşlatmak için kullanılır.

*4 avuç dolusu defne yaprağı 1 kuvvet kaynar suya suya atılarak ılınınca bu su içinde 1 saat oturup banyo olarak da uygulanabilir. Bu banyo soğuk algınlığı sebebiyle meydana gelen her türlü ağrılara ve bayanlarda adet zamanı sancıları ile basit vajinal akıntılarda faydalıdır. Bedeni uyarır zindeleştirir.

*Bitkinin meyvelerinden yapılmış olan defne yağı, bedende anjin, (boğaza haricen sürülür) romatizma, sinüzit nedeniyle ağrıyan yerlere sürülerek rahatlama sağlanır.

*10gr defne tohumları balla macun yapılır. Kaşık kaşık yenir. Baş ağrısına, romatizmaya nefes darlığına iyi gelir.

*Çay olarak içmek için 5 bardak kaynar suya 2-3 yaprak atılır. 2-3 dakika kaynatılır. 10 dakika beklenir. Yemekten sonra veya yemek araları günde 2-3 fincan içilir.

*Hazmettirici ve uyku için 3 bardak suya 2 yaprak konur 3 dakika kaynatılır. Akşam yemeğinden sonra 1 fincan içilir.

*4 bardak suya 5-10 gr meyve atılır. 1-2 dakika kaynatılır. 10 dakika bekletilir. Günde 3 kere 1 er fincan içilir.

*Anjin, ağız ve yaraları için 4 bardak suya 5 yaprak konur. 3-4 dakika kaynatılır. 5-10 dakika demlendirilir. Gargara yapılır, sinüzit ağrılarının bulunduğu yere kompres yapılır.

*Defne yağı romatizma ağrılarda sürülür.

*Defne sabunu saç dökülmesini yavaşlatır. Deri mantarlarına etkilidir.

*Bir-iki adet taze defne yaprağı fasulye, mercimek, nohut, pirinç gibi kuru yiyeceklerin içine konursa onların kurtlanmalarını önler.

*Et balık yemeklerine güzel koku verir. 2-3 günlükse de bayatlığını alır .

Tags: , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
Read Users' Comments

Adana Çiçek Siparişi Hanımeli Çiçeği

Hanımeli, Caprifoliaceae familyasına ait, çalı grubundan bir bitkidir. Yaklaşık 180 türü vardır, bunun 100 kadarı Çin’dedir. Avrupa ve Kuzey Amerika’da 20şer türü vardır. Ençok bilinen türleri Lonicera periclymenum (Avrupa Hanımelisi), Lonicera japonica (Japon Hanımelisi, Beyaz Hanımeli) and Lonicera sempervirens (Mercan Hanımelisi, Trompet Hanımelisi) dir.

Yapraklar karşılıklı, basit oval ve 1-10cm uzunlukta çoğunlukla dökülen olmakla beraber sürekli olanlarıda bulunur. Türlerin çoğu hoş kokulu, yenilebilen nektar üreten, çan şeklinde çiçeklere sahibtir. Meyvası çok çekirdekli kırmızı, mavi ya da siyah çitlenbik şeklindedir, çoğu türde meyvaları hafif zehirli olmakla beraber birkaçı (Lonicera caerulea) yenilebilir meyvalara sahiptir. Bitki bazı Lepidoptera türlerinin larvaları tarafından yenilir. [http://tr.wikipedia.org/wiki/Han%C4%B1meli]

Mayıs ve temmuz aylarında pembemsi beyazımtırak-sari renkli çiçekler açan, 1-3 m yükseklikte, tüysüz veya az tüylü tırmanıcı bir bitkidir. Yapraklar gövde üzerinde karşılıklı-çapraz, derimsi, tüysüz ve alt yüzü az tüylüdür. Aşağıdaki yapraklar kısa saplı ve yumurtamsı şekilde olup, yukarıdakiler ise gövdeyi saracak şekilde tabanlarıyla birleşmiş durumdadır. Güzel kokulu olan çiçekler, tepedeki yaprakların koltuğunda, genellikle üç demet hâlinde, oldukça uzun saplı, başçık tipinde çiçek yaparlar. Çiçekler uzun tüpsü ve sarkık dudaklıdır. Olgunlukta kırmızı renkli üzümsü meyveler verir.

Türkiye’de yetiştiği yerler:
Marmara, Bati ve Güney Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu.

Kullanıldığı yerler:
Tıpta yaprakları gargara yapmak için, çiçekleri antispazmodik olarak, meyveleri de idrar söktürücü ve kusturucu olarak kullanılır.

Tags: , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
Read Users' Comments

Adana Çiçek Siparişi Leylak

Avrupa ve Asya’da yetişen salkım biçiminde güzel kokulu çiçekler açan leylak cinsi üyeleri, bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilirler. Yaprakları parlak yeşil renkte, kenarları düz ve kalp şeklindedir.

Bir yıllık dalları üzerinde bulunan çiçekleri bahçe süslemesinde kullanıldığı gibi kesme çiçekçiliktede kullanılır. Çeşitli malzemelerle yalınkat veya katmerli, beyaz, pembe, kırmızı, açık ve koyu mor, ebruli, krem renginde çiçekler açan pek çok türü elde edilmiştir.

Tags: , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
Read Users' Comments

Adana Çiçek Siparişi Mersin Ağacı

Mersingiller familyasında yer alan aynı cinsten 1000 kadar bitki türünün genel adı Mersin”dir. Anayurdu Amerika, Avustralya ve Yeni Zelanda olan, kış mevsiminde yapraklarını dökmeyen ve 2-5 m”ye kadar boylanabilen ağaç ya da ağaççıklardır. Burada sözünü edeceğimiz, Yabani ya da Adi mersin (M. communis) adı verilen tür, Akdeniz Bölgesi”nin bitkisi olup Batı ve Güney Anadolu kıyı şeridimizde bulunan güneşli ve kurak alanlardaki makiler arasında bol bol yetişmektedir. Üst yüzeyinde pek çok saydam nokta (yağ bezeleri) bulunan yaprakları sert, meşinimsi, kenarları düz, küçük, üzeri koyu yeşil, altı daha açık yeşil ve tam ortası boydan boya çizgili olur. Mersinin yaz ortasından sonbahara kadar açan altın renkli erkek organlı beyaz çiçekleri ve yuvarlak kesitli, kırmızımsı renkte dalları vardır. Bitkinin ikinci yılında dalları bej renge dönüp odunsulaşır. Başlangıçta etli ve beyaz olan meyveleri, olgunlaştığında koyu mavi-siyah renge döner. Mersin bitkisinin dal, yaprak, çiçek ve meyveleri hoş kokuludur. Bitki, döktüğü tohumlarla kendiliğinden çoğalır ya da gövde çelikleriyle üretilir.
Mersinin yaprak ve çiçekli dallarında tanen, reçine, acı birtakım maddeler ile uçucu yağlar; meyvelerinde yüksek oranda A vitamini, tanen, şeker ve asitler bulunur. Tatlı ve hoş kokulu meyveleri pazarlarda satılır ve yenir. Körpe yaprakları ise, defne gibi, et yemeklerine çeşni vermesi için kullanılır.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı Bitkinin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:
• Peklik verici ve özellikle çocuklarda diyareyi kesicidir.
• İştah açıcıdır.
• İdrar yolları enfeksiyonlarında antiseptik etkisi vardır.
• Doku ve damar büzücü niteliği nedeniyle kanı dindirici etkileri görülür.
Sayılan bu etkilerinden yararlanmak üzere, bitkinin yapraklan her mevsimde toplanır ve gölgelik, havadar bir yerde kurutulur, 1 tatlı kaşığı kurumuş mersin yaprağı üzerine 4 bardak kaynar su dökülüp 10-15 dakika süreyle demlendirilerek hazırlanan infüzyon, günde iki kez birer bardak içilir.
• Mersin, antiseptik etkiler taşır. Bu etkisinden yararlanmak üzere, bitkinin yaprakları suda kaynatılıp buharı damıtılarak elde edilmiş ve piyasada satışa sunulmuş suyu, dıştan bedene uygulanır.
• Ayrıca A vitamini yönünden zengin olan mersin meyvesinden şurup yapılarak içilmesinin, görme yeteneğini artırdığı ileri sürülmektedir.

Tags: , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
Read Users' Comments

Adana Çiçek Sipariş Petunya

Popüler çiçek ismini Fransızcadan almaktadır. Fransızcada, “petun” kelimesi eskiden “tütün” anlamına gelmekteydi.

Fransızlar terimi Amazonlar’da ki yerel bir kızılderili lehçesinden almışladır. Bahçelerde görülen birçok çeşidi melezdir. Çiçek rengi ve boyutu açısından geniş bir aralık sunarlar. Şayet petunya büyütüyorsak, onları doğrudan güneş ışığına bırakmak ve dokununca toprağı kuru olduğunda sulamak gerekmektedir.

Petunyalar yıllık bitkiler olarak düşünülsede, aslında çok yıllık bitkilerdir. Uygun ortamlar sağlandığında yıllarca yaşamaya devam edebilirler

Tags: , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
Read Users' Comments

Adana Çiçek Gönder Sardunya

Yetiştirilmesi, çoğaltılması kolay,çeşitleri zengin,çiçek açma zamanı çok uzundur.Öyle ki uygun şartlar altında o zarif çiçeklerini yıl boyunca bizden esirgemez.

Sardunyalar dört ana gruba ayrılır

GENEL
En yaygın olan tür budur.Tüylü yaprakları düzrenk veya ebruli ,yuvarlak dilimli,çiçekleri demetler halinde sarı ve mavi hariç her renkte,katmerli veya yalınkat olabilir.Boyu 30-60 cm.kadar,budanmazsa çok daha fazla uzayabilir.Çiçeklenme süresi çok uzundur.Çelik ve tohumdan kolaylıkla çoğalır.

SAKIZ SARDUNYASI
Bu sarkık dallı tür parlak etli yaprakları,beyazdan bordoya kadar değişen,katmerli veya yalınkat demetler halinde açan gösterişli çiçekleriyle bilinir.Esnek dalları 1 metreye kadar sarkabilir.Cüce türleri de vardır.Soğuğa karşı daha hassastır.Çelikten kolayca yetişir.

CEYLAN
Halk arasında ceylan ve ye karagöz olarak adlandırılan bu tür,sivri uçlu tüylü yapraklara ve açelyayı andıran çok gösterişli çiçeklere sahiptir.Bu çiçeklerin ortaları siyah,kenarları çok canlı renklerde düz veya ebruli olabilirler.Boyu 30 cm. den bir metreye kadar uzayabilir.Tek dezavantajı çiçeklenme süresinin diğer türlere göre kısa oluşudur.

ITIR
Çok eskiden beri evlerimizde yetişen ıtırın yalınkat ve pembe renkteki çiçekleri pek gösterişli değildir.Çiçeklerinden ziyade yapraklarının özel kokusuyla tanınmıştır.Garip şekilli,girintili çıkıntılı bu yapraklar cinsine göre gül,limon,nane ya da elma kokuludur.yaprakları hafifçe oğuşturduğunuzda o nefis aroması çevreye yayılır.Kurutulmuş halde pot pourri’lerde kullanılmaktadır.

Kışa gerçekten dayanıklı tek sardunya türü, anavatanı Türkiye olan (pelargonium endlicherianum) dur.

Tags: , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
Read Users' Comments

Adana Çiçek Siparişi Kamelya

Pembe, kırmızı çiçekli olan kamelyalarda vardır. Kamelyanın çiçekleri burgu yapraklarının çanakyaprağı, çanakyapraklarının taçyaprağa dönüşmesiyle katmerlenir. Dayanıklı olmakla birlikte kardan korunması gereken bu bitkiler asit topraktan hoşlanır.

Kamelyalar bol su isteyen bitkilerdendir. En fazla 1, 1.5 metreye kadar uzarlar. Kimi yabani türlerden özellikle C.japonica dan bir çok çeşidi ve kültivarı elde edilmiştir.

C.chinensis, thea sinensisle eş anlamlıdır ve kurutulan yapraklarından çay elde edilir. Melez kamelya ve asil kamelya an çok bilinen türleridir.

Ayrıca Daha detaylı bilgi için aşağıdaki yazımızıda okuya bilirsiniz…

******************************************************

Gerçek güzellik. (Kamelya)

Daimi yeşil yapraklı bitkiler bahçelerin, balkonların hatta saksı bitkilerinin temel taşıdır. Pek çoğumuz fazla uğraşmamak ve uzun dönem yeşili görebilmek için bu tip bitkilere sahip oluyoruz. Oysa çalılardan kamelyalar da daimi yeşil ama bu özelliğinin yanı sıra mükemmel çiçek de açıyorlar.

Doğada esas bulunan kamelya Uzakdoğu’da yetişen Camelia Japonica‘dır. Sonradan bu bitkiden laboratuarlarda otuza yakın tür geliştirilmiştir. Yalın kat, katmerli, beyaz, pembe, kırmızı, karışık renkli örnekleri de vardır. Kamelyanın tomurcuklan da çiçekler kadar ilginçtir, kocaman!

NASIL BİR ORTAM?
Kamelya yarı gölgeli özellikle sabah güneşi almayan, poyraza kapalı ortamlarda iyi gelişebiliyor. Yazın fazla sıcak, kurak olmayan, rutubetli, özellikle ormansı asitli topraklarda yetişiyor.

SULAMA ŞEKLİ
Bitkinin sulanma şekli de çok önemli. Sabah erken saatlerde ya da akşam güneş battıktan sonra tüm bitki ıslatılarak yağmurlama şeklinde sulanmalıdır (her gün değil!).
BAKIM 4 cm. ile 15 cm. arasında değişen büyüklükte açan çiçekler, açmadan önce, eğer üst gövde kuru kalırsa tomurcuklarda böceklenme oluşuyor ya da yapışkan hastalık oluyor. Bu da çiçeklerin yarım açarak dökülmesine sebep oluyor. Ayrıca bu dökülmenin sebebi besin ihtiyacından da olabilir.

Kamelyalara her sene ilkbaharda potasyum ve özellikle demir bazlı gübreler verilmesi gerekiyor. Açelyalar için satılan kestane toprakları, özel torflar kamelyalar için de kullanılabilir (kamelyalar, gardenyalar, manolyalar, açelyalar, ortancalar, begonyalar hep aynı tip toprağı severler). Eğer zemin toprağınız kireçli ve ya killiyse biraz uğraşmanız lazım. Toprağa bol yaprak çürüğü, çam iğneleri, kum kükürt, gazete kâğıdı karıştırmanız gerekiyor.

Kamelyaları renkleriyle doğru kullanırsanız eğer, ligustrum çiti gibi temiz görünümlü tipik bitki duvarı elde edebilirsiniz. Çit işinin püf noktası doğru zaman budamada! Kamelyalar çiçekleri geçtikten sonra budanır (fazla gerekmiyorsa da budanmaz). Kesilen dalları asla atmayın. Köklendirme tozuna batırıp ufak bir saksıya dikin, yeni fideleriniz olsun.

KAMELYA VE PEYZAJ
Bahçedeki kamelyaları ilkbaharda açan kardelen soğanlarıyla, nergislerle ya da açelyalarla zenginleştirebilirsiniz. Kamelyaları yapraklı zamanında, yazın açan küpe çiçeklerine, her türlü bitki bordürlerine arka plan oluşturmak için kullanabilirsiniz. Kamelyalarla aynı tip toprağı ve ortamı seven Japon akçaağaçlarından “Acer Palmatum Senkaki“yi özellikle yaprak rengi ve kışın kızılcıklar gibi renk alan üst gövdesi için yan yana dikmenizi tavsiye ederim.

OSMANLI MİMARİSİNDE…
Ülkemizde son dönem Osmanlı yapılarında pek çok kamelya görebilirsiniz. Dolmabahçe Sarayı’nda, Maslak Kasırları’nda, Orman fakültelerinde, Yıldız Parkı’nda pek çok örneği var. Özellikle Maslak Kasırları’ndaki 2.Abdülhamit’in diktirdiği cam seradaki kamelyaları gidip görün. Dev gibi olmuş cycas palmiyesi de şaşırtıcı.

SON BİR UYARI
İthal bitki satan seralarda, değişik türlerini bu zamanda çiçekliyken seçip alın. Ne tip istediğinize görerek karar verin. Beyaz diye aldığınız seneye kırmızı çıkmasın!

Tags: , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
Read Users' Comments

Adana Çiçek Siparişi Karanfil

Dalcıkların ucunda tek tek ya da topluca bulunan çiçekleri beyaz, pembe ya da kırmızı renklidir. Her çiçek bir çanakçık oluşturan dört burgu yaprakçığıyla belirgindir. Bahçe karanfili en ünlüsüdür.

Bu karanfilin katmerli, yarı katmerli, alacalı ve hoş kokulu pek çok çeşidi vardır. Çok yıllık bir bitki olan bu karanfil türü kesme çiçek elde etmek için özellikle seralarda yetiştirilir ve çelikle üremesi sağlanır. Bahçe çeşitleri genellikle fideyle çoğaltılır ve iki yıllık ya da çok yıllık bitkiler gibi yetiştirilir. Kır karanfili (dianthus plumarius) çim gibi sık biten, çok zarif küçük çiçekli ve ince saçaklı taç yapraklıdır.

Karanfil iki yıllık ya da yıllık olan Çin karanfili (diantus sinensis) çok değişik çiçekli bir bitkidir. İki yıllık ya da çok yıllık bir karanfil türü olan kıllı karanfil ya da hüsnü Yusuf olarak da bilinen (diantus barbatus) sap ucunda şemsiye biçimde toplu küçük çiçekler açan bir türdür.

Karanfil çiçekleri balgam söktürücü ve öksürük kesici olarak infusyon ya da şurup halinde kullanılır. Karanfiller çoğunlukla kuzey yarı kürenin ılıman bölgelerinde, özellikle Akdeniz havzasında yetişen bitkilerdir. 80 kadar cinsi 2000 den fazla türü vardır.

**************************************************

Mersingiller familyasındandır. Anayurdu Endonezya’daki, adı yerli dilinde baharat anlamına gelen Moluk takımadalarıdır. Ama, günümüzde daha çok Afrika kıtasının doğusundaki Zengibar ile Hint Okyanusundaki diğer adalarda yetiştirilmektedir, iklimi uygun olmadığından ülkemizde yetişmeyen karanfil ağacı, 10-20 m’ye kadar boylanabilen ve kışın yapraklarını dökmeyen duyarlı bir bitkidir. Derimsi dokulu, parlak ve iri yaprakları dallarda karşılıklı çiftler halinde dizilmiş olup üzerlerinde salgı bezi benekleri bulunur.
Çan biçimindeki pembe renkli çiçeklerinin tomurcukları kurutulduğunda kırmızımsı kahverengine döner. Hoş kokulu olan bu tomurcuklara kısaca ‘karanfil’ adı verilir. Kısmen gölgeli, soğuk ve rüzgâra karşı korunmalı yerleri seven karanfil ağacı, suyu iyi akıntılı ve asitli toprakları yeğler. Tohumuyla ya da gövde çelikleriyle çoğaltılır.
Karanfil tomurcuklarında ogenol (ojenol) adı verilen hidrokarbon, şahsilik asit ve karyofıllin içeren bir uçucu yağ (esans) bulunur. Karanfılyağı da denilen bu esans, diş hekimliğinde sıkça yararlanılan antiseptik ve ağrı kesici ilaçların yapımında kullanılır. Karanfil tomurcukları ise, bazı reçel, yemek, turşu ve baharatlı şarapların yapımında çeşni olarak kullanılmaktadır.
Karanfil tomurcuklarının ve karanfilyağının sağlığa yararlı etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:
1. Karanfil tomurcukları uyarıcıdır. Özellikle sindirim sistemi üzerinde uyarıcı etki yapar.
2. Gaz söktürücüdür.
3. Mide bulantısını bastırır. Kusmaları önler.
Bu etkilerinden yararlanılmak üzere piyasada satılan karanfil tomurcuklarından bir tutam (7-8 tane) alınıp 1 bardak kaynar suya atılır. 10 dakika demlendirilerek hazırlanan infüzyon ılık olarak içilir.
1. Karanfil tomurcukları nefesin kötü kokusunu yok eder. Bunun için tomurcuklar ağızda çiğnenip sert bakiye tükürükle atılır ya da yukarda tarifi verilen infüzyonla gargara yapılır.
2. Karanfil tomurcuğu ağrı kesici ve hafif uyuşturucudur. Bu etkilerinden yararlanılarak diş ağrısını kesmekte kullanılır. Bir adet karanfil tohumu ağıza alınır. Ağrıyan çürük dişin yakınına getirilir ve bir süre orada tutulur ya da gene piyasada satılan karanfilyağı biraz pamuğun üzerine damlatılır ve pamuk ağrıyan dişe bastırılır.
3. Karanfılyağı romatizma ve nevralji ağrılarının hafifletilmesinde yararlı olur. Bunun için karanfilyağı ağrılı yerlere dıştan ovuşturularak uygulanır.

Tags: , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
Read Users' Comments

Adana Ççek Siparişi Gül

Gül, sevginin ifadesidir. Güller insanoğlunun bildiği, aşkı, sihiri, sevgiyi, ümidi ihtirası sembolize eden ilk çiçeklerden biridir.

İlk Gül fosili 3.5 milyon yıl öncesine aittir ve Irak’da Sümerlere ait yazıtlarda kayıtlara geçmiştir.Bilinen bu ilk güllere “Damask” gülleri denir ve eski Mısır Mezarlarında bulunmuştur.

Modern Güller ise 1867 yılında ilk defa hibridleme yöntemleriyle üretilmişlerdir.

Tarih boyunca botanistler 200 gül çeşidi sınıflandırması yapmışlardır.

Nebukednazar kendi sarayında dekoratif olarak gülleri kullanmıştır.

“Persia” adını verdiği parfüm yağını geliştirmiştir.Çok farklı anlamlar ifade eden güllerin çok farklı renkleri vardır.Ayrıca günümüzde hibridleme yöntemleri ile çok değişik şekil ve renkde güller üretilmiştir.

10.000 in üzerinde gül hibridleme yöntemi ile üretilmektedir ve genelde o gülü ilk üreten kişinin adı ile anılmaktadır.

Gallicas, Damasks, Albas, Centifolias, Mosses, Chinas, Portlands, Bourbons, Teas, Hybrid Perpetuals ve Noisettes modern klasik gül çeşitleridir. Ve genelde üretildikleri yer veya kişinin adı ile anılmaktadır. Eski güller modern güllerden daha fazla kokulu veaslidir. Parmümlerde daha çok eski güller tercih edilir.

Tags: , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
Read Users' Comments

Adana Çiçek Siparişi Kardelen

Türkiye’de halk arasında, “kardelen”den başka “garipçe”, “Öksüz Ahmet”, “aktaş”, “boynu bükük”, “karga soğanı”,”akça bardak” gibi yerel adlarla da anılan bu türler çok yıllık, soğanlı ve otsu bitkilerdir.

Kardelenler, tıbbi açıdan önemli oldukları düşünülen bitkilerdir:[2]

Türkiye’de halk arasında, toprak üstü kısımları kalbi kuvvetlendirici, mideye iyi gelen ve âdet söktürücü ilaç; toprak altı kısımları ise taze haldeyken ezilerek, çıbanları olgunlaştırmak için hazırlanan lapa olarak kullanılır.

İçerdikleri ve ilaç olabilme olasılığı bulunan alkaloit ve lektinler nedeniyle, çok sayıda araştırmaya konu olmaktadırlar.

Türkiye’de 9 türünün doğada yetiştiği bilinen kardelenlerden bazılarının soğanları Türkiye’nin ihraç ürünleri arasında bulunmaktadır. Galanthus elwesii ile Galanthus ikariae ve/veya Galanthus latifolius adlı türler, uzun yıllardan beri ve başta Hollanda olmak üzere bazı ülkelere, “süs bitkisi” adı altında ihraç edilmiştir.

Güncel durumda, Galanthus elwesii ile Galanthus woronowii türleri dışındaki kardelen soğanlarının doğadan toplanarak ihraç edilmesi yasaktır. Bahsi geçen ve Türkçe’de sırasıyla “Toros kardeleni” ve “Karadeniz kardeleni” olarak anılan iki türün soğanlarının ihracatı ise sınırlandırılmıştır.

Tags: , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
Read Users' Comments